Cumhurbaşkanı Erdoğan 'En somut örneklerdir' deyip tek tek açıkladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Külliye’deki 11. Kalkınma Planı Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı açıklamada,
15 yıllık AK Parti iktidarı döneminde kalkınmaya büyük önem verdiklerini söyleyerek, “Acil eylem planımız, 9. ve
10. kalkınma planımız, vizyon 2023 belgemiz en somut belgedir.” İfadelerini kullandı.


Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:

Bugün açılış toplantısı vesilesi ile birlikte olduğumuz 11. Kalkınma Planı hazırlık çalışmalarının başarılı geçmesini diliyorum.
Görev alan ve alacak olan herkese şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.

İnsanlık daha iyi bir hayatın arayışı içerisinde olmuştur. Kalkınma yarışı büyük bir rekabet içerisinde devam etmektedir. Biz de
milletimize hizmete talip olurken adalet ve kalkınmayı iki temel önceliğimiz olarak belirledik.

Tüm potansiyeli ile milletimize inanarak yola çıkmıştık. Nitekim 15 yıllık iktidarımız boyunca elde ettiğimiz başarılar tüm
Cumhuriyet tarihinin üzerine çıkmıştır.

"FIRSATLARI VE RİSKLERİ EN İYİ ŞEKİLDE DENGELEDİK"

Bu süreçte fırsatları ve riskleri en iyi şekilde dengeleyip, kaynakları azami ölçüde değerlendiren ülkeler hedeflerine
ulaşabilecekler. Bunu yapamayan devlet ve toplumlar ise gerilemeye devam edeceklerdir. Amaçlarımıza ulaşmanın en önemli
amacı, planlamadır.

Acil eylem planımız, 9. ve 10. kalkınma planımız, vizyon 2023 belgemiz en somut belgedir. Bugün bölgemizde ve tüm
dünyada yaşanan gelişmeler bunun örnekleri ile doludur.

Sosyal ve manevi kalkınmayı da önemsiyoruz. İnsan odaklı, toplumumuzun tüm kesimlerini kucaklayan bir çerçeveye
oturtmayı başardık. Hem fiziki altyapıya hem de insanımıza yatırım yaptık. Ulaştırma, enerji ve tarıma yönelik yatırımların yanı
sıra birçok alanda da yatırımlarımız ile önemli bir sıçrama sağladık.

"ÜLKEMİZDE ARTIK YOKSULLUĞUN ADI ÇOK DEĞİŞTİ"

Ülkemizde artık yoksulluğun adı çok değişti. Bugün artık yoksul demek yiyecek ekmek bulamamak değil, belirli bir refah
düzeyinin altında kalmak demektir. Çocuk ölümlerinin azaltılması ve anne sağlığının geliştirilmesi olmak üzere birçok noktayı
geliştirdik.

Tekstil ve tarım sanayisinden çıkıp teknolojiye doğru adımlar atıyoruz. Şimdi yüksek teknolojiye dayalı üretimin sanayi payını
artıracak bir adıma ihtiyacımız var. Bir taraftan sanayileşmenin getirdiği enerji yatırımlarını yaparken, doğal kaynakları da
geliştirmeye çalışıyoruz.

Kişibaşı milli gelirimizi 11 bin dolar seviyesine ulaştırmış olmamız tarihi bir başarıdır.

2002 yılında 236 milyar dolar olan milli gelirimizi 2016 yılında 863 milyar dolara çıkardık. son 10 yılda 8.3 milyon ilave
istihdam oluşturduk. Yüzde 11,3 olan bütçe açığını, 2017 yılında yüzde 1.5 seviyesine düşürdük.

"%28'E KADAR DÜŞÜRDÜK"

2002 yılında yüzde 72'ye ulaşan kamu stokunun milli gelire oranını 2016 yılında yüzde 28'e kadar düşürdük. 2002 yılında
ihracatımız 36 milyar dolardı, 2016 yılında 157 milyar doları aşmış vaziyette.

İşte bu ihracatımız ile buralara geldik geliyoruz.

Türkiye 2002 yılında 17 milyar liralık kamu yatırımı yapıyordu. Hükümetlerimiz döneminde bu rakamı 7 kat artırarak 2017
yılında 128 milyar liraya çıkardık.

"YATIRIMLARI KAMU-ÖZEL OLARAK YAPTIRDIK"

Yatırımları kamu-özel olarak yaptırdık. Türkiye'deki dönemimiz içerisinde yaptırdığımız havalimanlarının tamamı böyle.
Özellikle ulaştırma yatırımlarımız ile uzağı yakın ettik 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol ağı uzunluğunu biz 2002'den
sonra bunu 26 bin kilometreye çıkardık. 2002'de ülkemizde bulunmayan yüksek hızlı tren hatlarını 2017 yılında bin 2013
kilometreye çıkardık.

7 havalimanının yapımlarını sürdürüyoruz. 2017 yıl sonu itibarıyla 78 ilimizde doğalgaza erişim imkanı bulunuyor.

Modern olmak bu ya! Yaşam tarzına bunu yansıtmaktır modern olmak... Bu yılın sonuna kadar tüm illerde doğalgaz
ulaştırmayı planlıyoruz.

SAVUNMA SANAYİNDE YERLİLİK %65'E YÜKSELDİ!

Savunma sanayimizdeki hamleler, 2002 yılında ülkemizde 66 savunma projesi yaklaşık yüzde 20 yerlilik oranı ile
yürütülüyordu. 2017 yılında 600 projeyi yüzde 65'in üzerinde yerlilik haliyle sürdürür hale geldik. Şuan Afrin'de zırhlı
taşıyıcılarımız var ya bunların hepsi bizim.

Bu kötü komşular bizi en sonund silahlı ve silahsız insansız hava aracı sahibi yaptılar.

Bu olay sıradan bir olay değil, şuan kendimiz üretiyor olmasaydık bir tane insansız hava aracımız düşse ne olur diye
düşünürdük. Ulan düşürürseniz düşürün be.

ARAŞTIRMACI SAYISI 100 BİNE YÜKSELDİ

Araştırma geliştirme harcamalarının milli gelire oranı yaklaşık yüzde 1 seviyesine çıktı. Araştırmacı sayısı ise 24 binden 100
bine yükseldi. En fazla memnun olduğu alanlardan biri olan sağlıkta da önemli mesafeler kat ettik. 15 yıl önce 378 bin olan
sağlık personeli sayısını 314 bine çıkardık. Yeni hedefimiz şehir hastanelerini kuruyoruz. 15 yılda yoksulumuzu gözetip, gelir
dağılımını iyileştirdik. 2.15 doların altında yaşayan nüfus kalmadı. 2002 yılında 2 milyar sosyal yardım harcaması yapılırken bu
rakamı 38 milyar liraya çıkardık.

Hiç bitmeyen ve bitmeyecek olan kalkınma yolculuğunda hedeflerimize ulaştıkça, ülkemizi dünya sıralamalarında inşallah çok
daha üst sıralamalara çıkarmayı sürdüreceğiz.

Cumhuriyetimizin 100. yılında ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmek için, daha uzun soluklu
hedefleri benimseme aşamasındayız.

"DÜNYA GİDEREK DAHA HIZLI DEĞİŞİM YAŞIYOR"

Dünyamız giderek daha hızlı değişim yaşıyor. Teknolojik ve ekonomik gelişmeler, siyasi oluşumları da hızlandırıyoruz. 2033
hedeflerimiz daha sonraki vizyonlarımıza ulaşma bakımından bir sıçrama noktasında olacaktır. En az 3 çocuk derken bunu,
genç nüfusumuzun yaşlanmaması için diyorum. Ki biliyorsunuz ekonominin kaynağı insandır.

İnsan yoksa bunların hiçbiri yok. Onun için de özellikle doğumlara bizim çok büyük önem vermemiz lazım. Gençlerimizin
eğitim öğretim kalitesini ve işgücü seviyemizi artırarak kalkınma seviyemizi gelişmiş ülkeler seviyesine çıkarmakta kararlıyız.

Biz bu nüfusunun kıymetini bilmemiz lazım. eğitim sanayi işbirliği programlarımızı daha da geliştirerek, hedeflerimize adım
adım ulaşacağız. Bu noktada asla geri durmayacağız.

"BUNLARIN AFFI OLAMAZ"

Taciz olaylarıyla ilgili hükümetimiz düzenleme yapıyor. Bunların affı olmaz. Bunlar bağışlanamaz. Ne gerekiyorsa yapmamız
gerekiyor. İnsanı yaratılmışların en şereflisi olarak gören anlayış ile politikalarımıza devam edeceğiz.

Bilginin önemi giderek artarken, dördüncü sanayi dalgası gibi yeni teknolojilere dayalı üretim tarafına geçerken yeni alanlarda
istihdam etmeye ihtiyacımız var. Kaynaklarımızı artırarak imalat sanayimize yüksek teknoloji payını yakalamamız şart.