100. Talak- Boşanma Süresi: Mekke'de 12 Ayet Olarak İndi

    1. Ey Peygamber! Kadınları boşadığınız zaman iddetlerine doğru boşayın ve iddeti iyi sayın.Rabbiniz olan   
    Allah’tan korkun.
    Kadınları evlerinden çıkarmayın; kadınlar da çıkmasınlar.
    Apaçık ve belgeli bir yüzsüzlük yapmaları durumu müstesna.
    İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır.
    Allah’ın sınırlarını çiğneyen kendi benliğine zulmetmiş olur.
    Bilemezsin, belki Allah bundan sonra yeni bir iş ve oluş ortaya çıkarır.

    2. Sürelerini doldurma noktasına geldiklerinde o kadınları ya örfün gerektirdiği biçimde tutun yahut da  
    tanıklığı Allah için tam bir biçimde yapın.
    Allah’a ve ahiret gününe inanan kişiye işte bu şekilde öğüt verilmektedir.
    Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu nasip eder.

    3. Ve onu hiç beklemediği yönden rızıklandırır.
    Kim Allah’a dayanıp güvenirse O, ona yeter.
    Hiç kuşkusuz Allah emrini yerine getirecektir.
    Allah herşey için bir ölçü ve bir kader belirlemiştir.

    4. Adetten kesilen karılarınızın iddet bekleme sürelerinde kuşkuya düşerseniz, onların iddetleri üç aydır.
    Hiç adet görmemiş kadınların süreleri de böyledir. Gebe olan kadınların süreleri ise yüklerini     
    bırakmalarına kadardır. Kim Allah’tan korkarsa, O ona işinde bir kolaylık nasip eder.

    5. İşte bu, Allah’ın size indirmiş olduğu emridir.
    Kim Allah’tan korkarsa Allah, onun çirkinliklerini örter ve onun ödülünü büyütür.

    6. O kadınları, imkanlarınız ölçüsünde, barındığınız yerin bir kısmında barındırın. Onları baskı altında tutmak
    için onlara zarar verme yönüne gitmeyin. Eğer hamile iseler yüklerini bırakıncaya kadar onlara nafaka verin.
    Eğer sizin için çocuk emziriyorlarsa, ücretlerini de verin. Aranızda örfe uygun biçimde konuşup tartışın.
    Eğer anlaşmakta zorluk çekerseniz o zaman, doğmuş olan çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.

    7. Geniş imkana sahip olan bu geniş imkanından harcasın. Rızkı kendisine ölçü ile verilmiş olan da Allah’ın
    kendisine verdiğinden infak etsin. Allah hiçbir benliği, kendisine verdiği şey dışında yükümlü tutmaz.
    Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.

    8. Nice kentler vardı ki, azgınlık edip Rabbinin ve onun resullerinin emrinden çıktılar da biz onları çok zorlu
    bir hesaba çektik ve onlara, görülmemiş bir azapla azap ettik.

    9. Böylece onlar, yaptıklarının vebalini tattılar ve işlerinin sonu hüsran oldu.

    10. Allah onlar için şiddetli bir azap hazırladı.
    Artık Allah’tan korkun, ey iman etmiş akıl ve gönül sahipleri!
    Allah size bir Zikir ve bir uyarıcı bir düşündürücü indirmiştir.

    11. Bir elçi indirmiştir ki, iman edip hayra ve barışa yönelik işler sergileyenleri, karanlıklardan nura
    çıkarmak için Allah’ın ayetlerini açık-seçik okur. Allah’a inanıp hayra ve barışa yönelik iş yapanları Allah,
    altlarından ırmaklar akan cennetlere ve bahçelere koyacaktır.
    Onlar orada sonsuza dek kalıcıdır.
    Allah böylesi için rızkı gerçekten güzelleştirmiştir.

    12. Allah O’dur ki, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yaratmıştır.
    Emir ve iş ve oluş onlar arasında sürekli iner ki, Allah’ın herşeye kadir olduğunu ve Allah’ın bilgi
    bakımından herşeyi kuşattığını bilesiniz.