109. Fetih - Fethetmek Süresi: Medine'de 29 Ayet Olarak İndirildi!

    1. Şu bir gerçek ki, ben sana apaçık bir fetih nasip ettim ki

    2. Allah senin günahından geçmiş olanı da gelecek olanı da bağışlasın, nimetini senin üzerinde tamamlasın ve
    seni dosdoğru bir yola kılavuzlasın.

    3. Ve Allah sana onur ve kudret dolu bir yardımla destek verecektir.

    4. Yaratan Yüce Allah gönüllere, inanc beraberinde iman geliştirsinler diye, mutluluk ve huzur indirdi.
    Yalnız Allah'ındır Kainatın ve Yeryüzünün orduları.
    Allah Alîm'dir
    Allah, Hakîm'dir.

    5. İnanmış erkekleri ve inanmış kadınları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokması içindir bu.
    Sürekli kalıcıdırlar orada ve onların çirkin davranışlarını örtüp gizlemesi içindir. İşte bu, Allah katında çok
    büyük bir kurtuluş ve erişmedir.

    6. Yaratan Yüce Allah hakkında kötü sanılar besleyen erkek münafıklarla kadın münafıklara ve erkek
    putperestlerle kadın putperestlere, o kötülük girdabı başlarına dönüp azap etsin diyedir bu.
    Allah onlara öfkelenmiş, lanetlemiş ve kendilerine cehennem hazırlamıştır.
    Kötü bir varış yeridir cehennem.

    7. Yalnız Allah'ındır Kainat'ın ve Yeryüzündeki göklerin orduları.
    Allah Azîz'dir
    Allah, Hakîm'dir.

    8. Şu bir gerçek ki, ben seni, bir tanık, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdim.

    9. Allah'ı yüce bilip sabah ve akşam Allah'ı tespih edin.
    Allah'a ve Resulüne inanın ve destekleyin.

    10. O seninle el tutuşup sözleşenler var ya, onlar gerçekte Allah ile inatlaşıyorlar ama Allah'ın eli onların
    ellerinin üstündedir.
    Kim ahdi bozar, döneklik ederse kendi aleyhine döneklik etmiş olur.
    Ve kim Allah'a verdiği sözde vefalı davranırsa, Allah ona büyük bir ödül verecektir.

    11. Bedevilerden, geri bırakılmış olanlar sana şöyle diyecekler: Bizleri, mallarımız ve ailelerimiz oyaladı. O
    halde bizim için Allah'tan af dile.
    Onlar, kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylüyorlar.
    De ki: Allah size bir zarar dilerse, yahut bir yarar murat ederse, Allah'ın sizin için dilediğine kim engel
    olabilir?
    Doğrusu şu ki, Allah, sizin yaptıklarınızdan haberdardır.

    12. Siz sanmıştınız ki, resul de müminler de ailelerine bir daha asla dönmeyecekler. Bu düşünce kalplerinizde
    süslendi de çirkin bir sanıya saplandınız ve mahvolmuş bir topluluk haline geldiniz.

    13. Kim Allah'a ve resulüne iman etmezse bilsin ki ben, inkârcılar için alevli bir ateş hazırladım.

    14. Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır!
    Dilediğini affeder, dilediğine azap eder.
    Allah Gafûr'dur,
    Allah Rahîm'dir.

    15. Geri bırakılanlar, ganimetleri almak üzere gittiğiniz zaman şöyle diyecekler: "İzin verin, biz de size
    uyalım!" Onlar Allah'ın kelamını değiştirmek istiyorlar.
    De ki: "Bize asla uyamazsınız!
    Allah önceden de böyle buyurmuştu." Bu kez şöyle diyecekler: "Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz."İşin doğrusu
    şu ki, onlar çok az anlıyorlar ve onlar, az bir kısmı hariç, anlamıyorlar.

    16. Bedevilerden, geri bırakılmış olanlara de ki: "Siz yakında çok zorlu savaş veren bir kavimle çarpışmaya
    çağrılacaksınız. Ya onlarla çarpışırsınız, yahut onlar Müslüman olurlar.
    Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir ödül verecektir.
    Yok eğer önceden döndüğünüz gibi yüz çevirirseniz, Allah sizi acıklı bir azapla cezalandırır."

    17. Köre zorlama yoktur, topala zorlama yoktur, hastaya da zorlama yoktur.
    Kim Allah'a ve resulüne itaat ederse, Allah onu altından ırmaklar akan cennetlere koyar.
    Kim de yüz çevirirse, Allah onu acıklı bir azapla cezalandırır.
    18. Yemin olsun, Allah müminlerden, o ağacın altında sana bey'at ettikleri sırada hoşnut olmuştur. Onların
    gönüllerindekini bilmiş, üzerlerine huzur ve sükûn indirmiş ve kendilerine yakın bir fetih nasip etmiştir.

    19. Alacakları birçok ganimetler de nasip etmiştir.
    Allah Azîz'dir.
    Allah Hakîm'dir.

    20. Allah size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaat etti.
    Şunu da size aceleden verdi ve insanların ellerini de sizden uzak tuttu ki bu, inananlara bir ibret olsun ve Allah
    sizi dosdoğru yola kılavuzlasın.

    21. Sizin güç yetireceğiniz başka ganimetler de vardır.
    Allah onları kuşatmış bulunuyor.
    Allah, her şey üzerinde Kadîr'dir.

    22. Eğer küfredenler sizinle savaşsalardı, sırtlarını dönüp kaçacaklardı.
    Sonra, bir dost da bir yardımcı da bulamazlardı.

    23. Bu, Allah'ın öteden beri işleyip duran yolu ve yöntemidir.
    Allah'ın yol ve yönteminde hiçbir değişme bulamazsın.

    24. O odur ki, sizi onlarla galip getirdikten sonra Mekke'nin göbeğinde onların ellerini sizden, sizin ellerinizi
    de onlardan uzak tuttu. Allah, yapmakta olduklarınızı iyice görmektedir.

    25. Onlar o kişilerdir ki, küfre sapıp sizi Mescid-i Haram'dan geri çevirip, bekletilen kurbanlık hediyelerin,
    yerlerine ulaşmasına engel oldular. Eğer kendilerini tanımadığınız için çiğneyeceğiniz ve bu bilgisizlik
    yüzünden üzüntü ve kınayışla karşılaşacağınız inanmış erkeklerle inanmış kadınlar olmasaydı, iş başka türlü
    olurdu. Böyle olması, Allah'ın, dilediğini rahmetine sokması içindir.
    Onlar birbirlerinden ayrılmış olsalardı, inkâra sapanları acıklı bir azapla cezalandırırdık.

    26. İnkâr edenler, kalplerine öfkeli kör, o cahiliye kör görüşü yerleştirmişlerdi.
    Allah ise huzur ve mutluluğunu resulünün, inananların üstüne indirmişti.
    Onları, inanc kelimesine bağlı tutmuştu.
    Zaten onlar buna layık ve deyillerdi.
    Allah her şeyi çok iyi bilmektedir.

    27. Yemin olsun ki Allah, resulüne o rüyayı hak olarak doğru çıkarmıştır.
    Allah dilerse, başlarınızı tıraş etmiş, saçlarınızı kısaltmış olarak güven içinde, korku duymadan Mescid-i
    Haram'a mutlaka gireceksiniz.
    Allah, sizin bilmediğinizi bildi de bundan önce size yakın bir fetih nasip etti.

    28. Allah, resulünü hidayet ve hak dinler  gönderdi ki, o dini tüm dinlere üstün kılsın. Tanık olarak Allah yeter.

    29. Muhammed, Allah'ın resulüdür.
    Muhammed ile beraber olanlar, inkârcılara karşı çok çetin, kendi aralarında çok merhametlidirler.
    Sen onları rükû eder, secdeye kapanır halde görürsün.
    Allah'tan bir lütuf ve hoşnutluk ister dururlar.
    Görünüşlerine gelince, yüzlerinde secde eseri ve izi vardır.
    Bu onların Tevrat'ta ve İncil'deki nitelikleri de şöyledir: Tıpkı bir ekin ki filizini çıkarmış, o filizi
    kuvvetlendirmiş.  Filiz kalınlaştı, gövdesi üzerine dikildi. Ziraatçıları da imrendirir ve hayran bırakır bu ekin.
    Allah böyle yapar ki, onlar sayesinde, inkâr edenleri öfkelendirsin.
    Allah onlardan iman edip hayra ve barışa yönelik işlen yapanlara bir bağışlanma ve büyük bir ödül vaat
    etmiştir.