112. Hadid - Demir Süresi: Medine'de 29 Ayet Olarak İndirildi!

    1.Kainatta ve Yeryüzünde ve göklerde vede yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir.
    Allah Azîz'dir .
    Allah Hakîm'dir.

    2. Kainatın ve Yeryüzündeki göklerin ve yerin mülkü ve yönetimi yanlız Allah'ındır.
    Allah diriltir, öldürür.
    Allah her şey üzerinde kudret sahibidir.

    3. Allah evvel'dir.
    Allah'ın başlangıcı yoktur.
    Allah ahir'dir.
    Allah'ın sonu yoktur.
    Allah Zâhir'dir.
    Allah her şeyde belirir.
    Allah bâtın'dır.
    Allah gözlerden gizlenmiştir.
    Allah her şeyi en güzel biçimde bilendir.

    4. Allah yeryüzü ve gökleri altı günde yarattı.
    Sonra arş üzerinde egemenlik kurdu.
    Allah yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve onda yükseleni bilir.
    Nerede olursanız olun Allah sizinle beraberdir.
    Allah, işleyip üretmekte olduklarınızı en iyi şekilde görmektedir.

    5. Allah kainatın ve göklerin, yerin de mülkü ve yönetimin tek sahibidir.
    İşler ve oluşlar Allah'a döndürülür.

    6. Allah geceyi gündüzün içine sokar., gündüzü de gecenin içine sokar.
    Allah göğüslerin sakladıklarını çok iyi bilendir.

    7. Allah'a resulüne iman edin; sizi üzerinde buyruk sahibi yaptığı şeylerden başkalarına bol bol verin!
    İçinizden iman eden ve yardımlarda bulunanlar için çok büyük bir ödül vardır.

    8. Allah'a inanç sahipleri iseniz size ne oluyor da Allah'a güvenmiyorsunuz?
    Oysaki Resul sizi Rabbinize inanmaya çağırıyor, sizden kuvvetli bir söz de almıştır.

    9. Allah'tır ki, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın diye kulu üzerine, gerçeği apaçık gösteren ayetler
    indirdi. Allah size karşı gerçekten çok şefkatli, çok merhametlidir.

    10. Allah yolunda harcama yapmanıza engel ne var ki?..
    Göklerin ve yerin sahibi zaten Allah'tır.
    Sizin, Fetih'ten önce yardım da bulunan ve çarpışmaya girenle, çarpışmaya girmeyenler aynı değildir.
    Allah hepsine güzellik vaat etmiştir.
    Allah, işleyip ürettiklerinizi en iyi biçimde haber almaktadır.

    11. Allah'a kim güzel bir borç verecek ki, Allah onun verdiğini kat kat artırsın.
    Böyle birisi için onur verici bir ödül de vardır.

    12. Gün olur, mümin erkeklerle mümin kadınları, ışıkları önlerinde ve sağ yanlarında koşar görürsün.
    Şöyle denilir: "Bugün size, altlarından ırmaklar akan cennetler müjdeleniyor.
    Sürekli kalıcısınız içlerinde.
    İşte büyük başarının ta kendisidir bu.

    13. O gün ikiyüzlü erkeklerle ikiyüzlü kadınlar, iman edenlere şöyle derler: "Bize bakın da ışığınızdan
    bir parça alalım." Şöyle denir onlara: "Arkanıza dönün de ışık arayın." Nihayet aralarına kapısı olan bir
    sur çekilir. İçinde rahmet, dış tarafı ise azap vardır

    14. Onlara seslenirler: "Biz sizinle değil miydik; Derler ki: "Evet, bizimleydiniz. Ancak siz kendinizi
    yaktınız, bekleyip durdunuz, şüphe ettiniz, hayal ve kuruntular ve hurafeler ve anlamını bilmeden
    okuyuşlar sizi aldattı; ve nihayet Allah'ın emri geldi.  
    O yaman aldatıcı şeytan sizi Allah ile aldattı."

    15. Bugün artık ne sizden fidye alınır ne de küfre sapanlardan.
    Varacağınız yer ateştir.
    Odur sizin mevlânız.
    Cehennem ne kötü dönüş yeridir !

    16. İnananlar için hâlâ vakti gelmedi mi ki, kalpleri Allah'ın zikri ve Kur'an'ı ve Hak'tan indiği için
    ürpersin de daha önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmiş de kalpleri
    kaskatı kesilmiş kimseler gibi olmasınlar. Onların çoğu yoldan çıkmıştır.

    17. Bilin ki Allah, toprağa ölümünden sonra hayat verir.
    Ayetleri size açık ve seçik bildiriyorum ki, aklınızı işletin.

    18. Şu bir gerçek: Sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, bir de Allah'a güzelce borç verenler
    için  karşılıklar kat kat verilir.
    Onlar için, onur verici bir ödül de vardır.

    19. Allah'a ve resulüne inananlar var ya, özü ve sözü doğru kişiler onlardır.
    Rableri katında tanık olanlar ve şehitlik mertebesine erenler de onlardır.
    Onların ödülleri ve ışıkları vardır.
    Küfre sapıp ayetlerimi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemin dostu olacaklardır.

    20. Bilin ki, şu iğreti dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden, bir süsten, aranızda bir övünmeden, mallarda
    ve evlatlarda çoğalma yarışından başka şey değildir.
    Bir yağmur misali ki, çıkardığı bitkiler çiftçilerin hoşuna gider.
    Ama biraz sonra o ot kurur, sapsarı kesildiğini görürsün.
    Nihayet bir ot ufantısı haline gelir.
    Âhirette şiddetli bir azap var, Allah'tan bir af ve hoşnutluk da var.
    Dünya hayatı bir aldanış ve gurur aracından başka şey değildir.

    21. Rabbinizden bir affa ve Allah ile resulüne inananlar için hazırlanmış bulunan, eni de yerle göğün eni
    kadar olan bir cennete doğru yarışarak koşun.
    Bu, Allah'ın dilediğine vereceği bir lütuftur. Allah, o büyük lütfun sahibidir.

    22. Yeryüzünde ve kendi benliklerinizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki, ben onu yaratmadan
    önce bir Kitap'ta belirlemiş olmayayım.
    Bu, Allah için çok kolaydır.

    23. Böyle yapılmıştır ki, elinizden çıkana üzülüp ümitsizliğe düşmeyin ve Allah'ın size verdiğiyle
    sevinip  şımarmayın. Çünkü Allah, kendini beğenip övünenlerin hiçbirini sevmez.

    24. Onlar; cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden kişilerdir.
    Cimrilerden yüz çevirsinler ve bilsinler ki, Allah Ganî'dir, Allah Hamîd'dir.

    25. Yemin olsun, ben, resullerimi açık ve seçik delillerimle  gönderdim.
    Onlarla birlikte Kitap'ı ve ölçüyü de indirdim ki, insanlar adaleti ayakta tutsunlar ve adaletle
    doğrulsunlar.
    Demiri de indirdim. Onda zorlu bir kuvvet ve insanlar için birçok yarar vardır.
    Allah bu sayede, kendisine, resullerine ve bilinmeyene inanarak kimin yardım edeceğini bilecektir.
    Allah Kavî'dir
    Allah Azîz'dir.

    26. Yemin olsun, Nûh'u ve İbrahim'i de resul olarak gönderdim.
    Peygamberliği ve Kitap'ı bunların soyları arasına koydum.
    O soylarından bir kısmı hidayete ermiştir.
    Ama o peygamber soylarından çoğu, yoldan çıkmış olanlardır.

    27. Sonra onların eserleri üzere, resullerimi art arda gönderdim.
    Meryem'in oğlu İsa'yı da onların ardınca gönderdim.
    İsa'ya İncil'i verdim; ve İsa'ya uyanların gönüllerine şefkat ve merhamet koydum.
    Bir biat olarak ortaya çıkardıkları ruhbaniyeti, onlar üzerine ben yazmamıştım.
    Allah'ın rızasını kazanmak için ortaya çıkardılar.
    Ama ona gerektiği şekilde saygılı olmadılar.
    Onların, iman edenlerine ödüllerini verdim.
    Onlardan çoğu yoldan çıkmış olanlardır.

    28. Ey Yaratan Yüce Allah'a inananlar; Allah'tan korkun ve onun resulüne inanın ki size rahmetinden iki
    nasip versin.
    Size, kendisiyle yol açacağınız bir ışık lütfetsin ve sizi affetsin.
    Allah Gafûr'dur,
    Allah Rahîm'dir.

    29. Böylece, Ehlikitap, Allah'ın lütfundan hiçbir şeyi kurtarma gücünde olmadıklarını bilsinler.
    Lütuf, Allah'ın elindedir; onu dilediğine verir.
    Allah, büyük lütfun sahibidir.