37. Kamer - Ay Süresi: Mekke'de 55 Ayet Olarak İndirildi

    1.Ay yarıldı saat yaklaştı.

 2. Bir ayet-alâmet görseler yüz çeviriyorlar ve şöyle diyorlar: "Sürüp giden bir büyüdür bu!"

    3. Yalanladılar; kendi heves ve kuruntularına uydular. Oysaki her iş ve oluş karara, ölçüye ve düzene
    bağlanmıştır.

    4. Yemin olsun ki, onlara haberlerden, içinde ihtar, sakındırma ve tehdit bulunanı gelmiştir.

    5. Doruk noktaya çıkmış, isabeti tartışmasız bir hikmettir o, ama uyarılar yarar sağlamıyor.

    6. O halde yüz çevir onlardan sen de; o çağırıcının alışılmadık ve ürpertirci şeye çağırdığı günde,

    7. Kabirlerden gözleri kaymış olarak çıkarlar.
    Sanki çekirgelerdir, çıvgın mı çıvgın!

    8. Çağıranın Allah’ın önünde boyunları büküktür
    Derler ki o küfre saplananlar: "Çok zorlu bir gün bu!"

    9. Onlardan önce Nûh kavmi yalanlamıştı.
    Yalanladılar kulumuzu ve "Mecnundur bu!" dediler ve durduruldu kulumuz.

    10. Bunun üzerine yakardı Rabbine, "Yenilgiye uğradım işte, yardım et!" diye...

    11. Ben de açtım  gök kapılarını seller gibi akan bir su ile.

    12. Ve yardım vede fışkırttım yeryüzünü pınar pınar suları.
    Sonunda kesin ölçülere bağlanmış bir oluş üzere birleşti sular.

    13. Ve taşıdım onu levhalar ve çivilerden oluşturulan şey üstünde.

    14. Akıp gidiyordu gözlerimizin önünde, bir ödül olarak nankörlüğe uğratılan kişi için.

    15. Yemin olsun ki, ben onu bir ibret ve işaret olarak arkaya bıraktım.
    Yok mu araştırıp öğüt alacak?

    16. Nasılmış benim azabım ve uyarılarım!

    17. Yemin olsun ki, ben, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdım.
    Fakat düşünen mi var?!

    18. Âd da yalanlamıştı, ama nasıl oldu azabım ve uyarılarım!

    19. Ben onların üzerine uğursuzluğu kesiksiz bir günde, dondurucu ve uğultulu bir kasırga gönderdim.

    20. İnsanları, köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

    21. Nasılmış benim azabım ve uyarılarım!

    22. Yemin olsun ki, ben, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdım.
    Fakat düşünen mi var?

    23. Semûd da uyarıları yalanlamıştı.

    24. Şöyle demişlerdi: "İçimizden bir tek insana mı uyacağız?
    Vallahi böyle bir durumda biz, sapıklık ve çılgınlık içine düşeriz."

    25. "Aramızdan öğüt ona mı verildi? Hayır, o yalancı küstahın biridir."

    26. Yarın bilecekler, kimmiş yalancı küstah!

    27. Bir imtihan aracı olarak kendilerine dişi deveyi göndereceğim.
    Artık gözetle onları ve sabret!

    28. Suyun, aralarında bölüştürüleceğini onlara bildir.
    Her su alış ve içiş nöbetledir vede içilecek her miktar hazırlanmıştır.

    29. Arkadaşlarını çağırdılar, o da hançerini kapıp deveyi boğazladı.
    30. Nasılmış benim azabım ve uyarılarım!

    31. Ben, onlar üzerine bir tek ses gönderdim de ağılcının serptiği kuru ot gibi kırılıp ufalandılar.

    32. Yemin olsun ki, ben, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdım.
    Fakat düşünen mi var?

    33. Lût kavmi de uyarıları yalanladı.

    34. Ben de üzerlerine çakıl taşları fırlatan bir rüzgâr gönderdim.
    Sadece Lût'un ailesini, seher vakti kurtarmıştım.

    35. Katımızdan bir nimet olarak. Şükredeni işte böyle ödüllendiririm ben.

    36. Yemin olsun, Lût onları bizim yakalayışımız hakkında uyarmıştı da onlar, uyarılarla ilgili olarak
    kuşkulanıp çekişmişlerdi.

    37. Yemin olsun, Lût'un misafirlerinden nefislerini tatmin etmek istemişlerdi de onların gözlerini silme kör
    etmiştim. Hadi, tadın azabımı ve uyarılarımı?

    38. Yemin olsun, sabahleyin erkenden, kararlı ve oturaklı bir azap yakaladı onları.

    39. Hadi, tadın azabımı ve uyarılarımı!

    40. Yemin olsun ki, ben, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdım.
    Fakat düşünen mi var?!

    41. Yemin olsun, Firavun hanedanına da uyarılar gelmişti.

    42. Ayetlerimin tümünü yalanladılar da ben de onları onurlu ve güçlü birine yaraşır bir yakalayışla yakaladım.

    43. Sizin kâfirleriniz, ötekilerden hayırlı mı? Yoksa zübürlerinde ve kutsallaştırılmış hizip kitaplarında sizin
    için bir beraat veya bir dokunulmazlık mı var?

    44. Yoksa, "Biz, yardımlaşan ve yenilmez bir topluluğuz" mu diyorlar?

    45. O topluluk, bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar.

    46. Hayır, buluşma zamanları kıyamet saatidir.
    Ne korkunç, ne acıdır o saat!

    47. Kuşkusuz, suçlular, şaşkınlık ve çılgınlık içindedir.

    48. O gün yüzleri üstüne ateşe sürüklenirler. "Cehennemin dokunuşunu tadın bakalım!"

    49. Şu bir gerçek ki, ben herşeyi bir ölçüye göre ve bir kaderle yarattım.

    50. Emrim bir tektir, bir göz kırpma gibidir.

    51. Yemin olsun, ben sizin benzerlerinizi hep yok ettim.
    Fakat düşünen mi var?

    52. Onların yapmış oldukları her şey defterlerdedir.

    53. Küçük ve büyük tümü, satır satır yazılmıştır.

    54. Korunup sakınanlar; bahçelerde, nehir kıyılarındadır.

    55. Güçlü bir padişahın ve bir Melîk'in katında, özü ve sözü birlere has oturma yerlerinde...