44. Meryem Suresi: Mekke'de 98 Ayet Olarak İndi!


    1. Kâf. Hâ. Yâ. Ayn. Sâd

     2. Rabbinin rahmetinin, Zekeriyya kuluna anılışıdır bu...

     3. Hani o, Rabbine gizli bir sesle seslenmişti de,

    4. Şöyle demişti: "Rabbim, işte karşındayım.
    Kemik gevşedi bende. İhtiyarlıktan başım beyaz alevle tutuştu.
    Sana yakarma ve senin için çağrı yapma konusunda ise Rabbim, hiç bedbaht ve zorluk ve şiddet yanlısı
    olmadım."

    5. "Ben, arkamdan gelecek yakınlarımdan endişe ediyorum.
    Karımsa kısır. O halde, katından bana bir dost bağışla; ki hem bana mirasçı, hem de
    Yakub hanedanına mirasçı olsun.

    6. Ve onu hoşnutluğunu kazanmış bir kul eyle, Rabbim."

    7. Ey Zekeriyya! Ben sana bir oğul müjdeliyorum; adı Yahya, daha önce ona hiç kimseyi adaş yapmadım.

    8. Zekeriyya dediki: "Rabbim, benim için oğul nasıl söz konusu olur?
    Karım, doğurganlığını yitirmiştir, bense yaşlılığın gerçekten en ileri basamağına ulaştım."

    9. "Bu budur." dedi. Rabbin şöyle buyurdu: "Onu yaratmak benim için çok kolaydır.
    Nitekim daha önce de sen hiçbir şey değilken seni yaratmıştım."

    10. Sekeriyya dedi ki: "Rabbim, bana bir işaret ver.
    " Yaratan Yüce Allah  cevap verdi: "İşaretin, sapasağlam olduğun halde üç gece insanlarla konuşmamandır."

    11. Bunun üzerine Zekeriyya, yakarış yerinden ayrılıp halkının karşısına geçti ve onlara
    "sabah ve akşam tespih edin" diye işaret verdi.

    12. "Ey Yahya! Kitap'ı kuvvetle tut." Ben ona daha sabi iken hikmet verdim.

    13. Katımızdan bir kalp yumuşaklığı, bir temizlik verdim ve korunan biriydi Yahya.

    14. Yahya Ana ve Babasına iyilik eden biriydi; zorba, isyancı biri değil.

    15. Selam olsun ona, doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kaldırılacağı gün.

    16. Kitap'ta Meryem'i de an. Hani o, ailesinden ayrılıp doğu tarafında bir mekâna çekilmişti.

    17. Onlarla arasına bir perde çekmişti. Ben de ruhumuzu ona göndermiştim de o ruh kendisine sapasağlam
    bir insan şeklinde görünmüştü.

    18. Meryem demişti: "Ben senden, Rahman'a sığınıyorum. Takva sahibi biriysen dikkatli ol."

    19. Ruh dedi: "Ben, sadece Rabbinin elçisiyim sana tertemiz bir oğlan bağışlamak için buradayım."

    20. Meryem Dedi ki: "Benim nasıl oğlum olur; bana herhangi bir insan dokunmadı, ben bir kahpe de değilim."

    21. Ruh Dedi ki: "İşte böyle! Rabbin buyurdu ki: 'O benim için çok kolaydır.
    Böyle olması onu, insanlara bir mucize ve bizden bir rahmet yapmamız içindir.
    Hükme bağlanmış bir iştir bu."

    22. Meryem İsa'ya gebe kaldı ve ardından da onunla uzak bir mekâna çekildi.

    23. Nihayet doğum sancısı onu, bir hurma ağacının kütüğüne götürdü "Ah dedi, keşke daha önce ölseydim,
    keşke unutulup gitseydim."

    24. Altından ona şöyle seslendi: "Tasalanma, Rabbin senin alt yanında bir su arkı vücuda getirdi."

    25. "Hurma ağacının kütüğünü kendine doğru salla, üzerine olgun, taze hurma dökülecektir."

    26. "Artık ye, iç. Gözün aydın olsun.
    Eğer insanlardan birini görürsen şöyle söyle: 'Ben Rahman için oruç adadım.
    Onun için bugün, insan cinsinden hiç kimseyle konuşmayacağım."

    27. Meryem, evladı İsa'yı taşıyarak toplumuna getirdi. "Ey Meryem, dediler, şaşılacak bir iş yaptın!"

    28. "Ey Harun'un kızkardeşi! Baban kötü bir adam değildi. Annen de bir kahpe değildi."

    29. Meryem, çocuğu İsa'yı işaret etti ve ona sorun dedi., Dediler ki: "Beşikteki bir sabiyle nasıl konuşuruz?"

    30. Bebek İsa dedi ki: "Ben Allah'ın kuluyum. O bana kitap verdi, beni peygamber yaptı."

    31. "Beni, bulunduğum her yerde kutsal ve bereketli kıldı.
    Yaşadığım sürece bana namazı ve duayı, zekâtı önerdi."

    32. "Anneme iyilik etmemi önerdi, beni zorba bir eşkıya yapmadı."

    33. "Selam bana doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak kaldırılacağım gün."

    34. İşte Meryem'in oğlu İsa budur! Hakkında kuşku ve çelişmeye düştükleri şeyin doğrusu bu sözdür.

    35. Yaratan Yüce Allah'ın şanı Yüce'dir ve bir oğul edinmek Allah'a asla yakışmaz.
    Bir iş ve oluşa karar verdi mi, ona sadece "Ol!" der, o hemen oluverir.

    36. Şüphesiz, Allah, benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir.
    O halde Allah'a ibadet edin. Dosdoğru yol budur.

    37. Kendi aralarından çıkan hizipler ihtilafa düştüler.
    Büyük bir günün tanıklığından ötürü vay o inkârcıların haline!

    38. Bana gelecekleri gün neler işitecekler, neler görecekler!
    Fakat o zalimler bugün, açık bir sapıklık içindedirler.

    39. Sen onları, o hasret günü ile ilgili olarak uyar.
    Çünkü onlar gaflet içindeyken, iman da etmemişken iş bitirilmiş olacaktır.

    40. Yeryüzüne ve üzerindekilere ben mirasçı olacağım ve bana döndürülecekler.

    41. Kitap'ta İbrahim'i de an. İbrahim'in, özü ve sözü doğru bir peygamberdi.

    42. Hani, İbrahim babasına demişti ki: "Babacığım; işitmeyen, görmeyen, sana hiçbir yarar sağlamayan
    şeylere niçin kulluk ettiğini sanıyorsun?"

    43. "Babacığım, bana ilimden, sana ulaşmayan bir nasip geldi.
    O halde bana uy ki, seni düzgün bir yola ileteyim!"

    44. "Babacığım, şeytana kulluk etme! Çünkü şeytan Rahman'a isyan etmişti."

    45. "Babacığım, ben sana Rahman'dan bir azap dokunmasından, böylece şeytanın dostu haline gelmenden
    korkuyorum!"

    46. İbrahim Peygamberin babası dedi ki: "Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun ey İbrahim!
    Eğer bu işe son vermezsen, vallahi seni taşlarım! Uzun bir süre uzak kal benden!"

    47. İbrahim Peygamber dedi ki: "Selam sana! Senin için Rabbimden af dileyeceğim.
    Çünkü Allah, bana karşı çok lütufkârdır."

    48. "Sizden de Allah dışındaki yakardıklarınızdan da ayrılıyorum; Rabbime dua edeceğim.
    Umarım, Rabbime yakarışımla ve Rabbim için çağrımda bahtsızlığa ve eşkıyalığa düşmem."

    49. İbrahim, onlardan ve Allah dışında kulluk ettiklerinden uzaklaşınca, ona İshak'ı ve Yakub'u bağışladım ve
    hepsini peygamber yaptım.

    50. Onlara, rahmetimden nimetler bağışladım.
    Ve kendileri için yüksek bir doğruluk dili oluşturdum.


    52. Musa'ya Tûr'un sağ tarafından seslendim ve  Musayı kendime fısıldaşan kimse kadar yaklaştırdım.

    53. Rahmetimden ona kardeşi Hârun'u bir peygamber olarak armağan ettim.

    54. Kitap'ta İsmail'i de an çünkü o, vaadinde sadıktı; bir resuldü, bir peygamberdi.

    55. Ailesine namazı ve duayı, zekâtı emrederdi. Rabbi katında hoşnutluk kazanmış bir kişiydi.

    56. Kitap'ta İdris'i de an çünkü o, özü ve sözü tam uyuşan bir kişiydi, bir peygamberdi.

    57. Onu yüce bir mekâna yükselttim.

    58. İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimet lütfettiği peygamberlerdir!
    Âdem'in soyundan, Nûh'la birlikte taşıdıklarımdan, İbrahim ve İsrail'in soyundan, kılavuzluk edip seçtiğim ve
    kendilerine Rahman'ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdelere kapanırlardı.

    59. Ama arkalarından öyle bir nesil geldi ki; namazı ve duayı yitirdiler, şehvetlere uydular.
    Bunlar, azgınlıklarının cezasını bulacaklardır.

    60. Tövbe eden, iman edip hayra ve barışa yönelik iyi iş yapan müstesna.
    Böyleleri cennete girecekler ve hiçbir şekilde haksızlığa uğratılmayacaklar.

    61. Rahman'ın, kullarına gelecekte vaat ettiği Adn cennetlerine girecekler.
    Kuşkusuz, Allah'ın vaadi yerine gelir.

    62. Orada boş lakırdı değil, yalnızca "selam" işitirler.
    Orada kendilerinin sabah, akşam, rızıkları da hazırdır.

    63. Kullarımdan takva sahibi olanları mirasçı yapacağım cennet işte budur.

    64. Biz sadece Rabbinin emrini indiririz ve biz ancak Rabbinin emriyle ineriz.
    Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunlar arasındaki herşey Allah'ındır.
    Rabbin asla unutkan değildir.

    65. Allah göklerin, yerin ve bunlar arasındaki her şeylerin Rabbidir.
    Allah'a ibadet et ve Allah'a ibadette sabırlı ol.
    Sen Allah'a adaş olacak birini biliyor musun?

    66. Diyor ki insan: "Öldüğüm zaman diri olarak tekrar çıkarılacak mıyım?"

    67. Hatırlamıyor mu insan; o daha önce hiçbir şey değilken, onu ben yarattım.

    68. Rabbine yemin olsun ki; onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğim., ve onra hepsini diz çökmüş halde
    cehennemin çevresinde hazır bulunduracağım.

    69. Sonra her gruptan, Rahman'a karşı kafa tutmada daha şiddetli davrananlar kimlerse, onları ayıracağım.

    70. Elbette ki ben, oraya girmeye daha layık olanların kimler oldğunu herkesten iyi bilirim.

    71. İçinizden cehenneme uğramayacak hiç kimse yoktur.
    Bu, Rabbin’nin kesinleşmiş bir hükmüdür.

    72. Sonra ben, korunup sakınanları kurtaracağım.
    Zalimleri de orada dizleri üzerinde çökmüş olarak bırakacağım.

    73. Onlara ayetlerimi açık ve seçik okunduğunda, inkâr edenler inananlara şöyle derler: İki zümreden hangisi
    makamca daha üstün, meclisce daha güzel?

    74. Onlardan önce nice kuşaklar helak ettim ki, malca ve manzaraca daha alımlıydılar.

    75. De ki: "Her kim sapıklıkta ise Rahman ona iyice süre versin.
    Nihayet, kendilerine vaat edileni, azabı veya kıyametin kopuşunu gördüklerinde mekânca daha kötü, taraflarca
    daha
    zayıf olanın kim olduğunu bilecekler."

    76. Allah, doğru yolda olanların hidayetini artırır.
    Barışa ve hayra yönelik kalıcı işler, Rabbin katında sevapça daha üstün, sonuç bakımından daha hayırlıdır.

    77. Ayetlerimi inkâr edip, Bana mal da evlat da kesinlikle verilecek. diyeni gördün mü?

    78. Bu adam geleceğimi öğrendi, yoksa Rahman katında bir söz mü aldı?

    79. Hayır, hayır! Ben onun söylediğini yazacağım ve onun için azabı uzattıkça uzatacağım.

    80. O dediklerine ben vâris olacağım ve o kendisi bir başına bana gelecek.

    81. Kendilerine onur ve destek olsunlar diye Allah dışında ilahlar edindiler.

    82. Hayır, hayır! Onlar, onların ibadetlerini inkâr edecekler ve onların aleyhinde düşman kesilecekler.

    83. Görmedin mi ben, şeytanları inkârcıların üzerine salmışdım da onları oynatıp kıvırttırıyorlar.

    84. Onlar için acele etme. Ben onlar için günleri teker teker sayıyorum.

    85. Gün olur, o sakınanları biz, Rahman'ın huzurunda heyet halinde toplarız.

    86. Suçluları da susuz ve yaya olarak cehenneme sevk ederiz.

    87. Rahman katında söz almış olandan başkaları şefaat imkânı bulamazlar.

    88. "Rahman çocuk edindi." dediler.

    89. Yemin olsun ki siz, çok çirkin bir iddiada bulundunuz.

    90. Rahman için çocuk iddia ettikleri için

    91.Bu söz yüzünden neredeyse gökler çatlayacak, yer parçalanacak, dağlar yıkılıp çökecek;

    92. Rahman'a çocuk edinmek yakışmaz.

    93. Göklerde ve yerde bulunan herkes, Rahman'a kul olarak gelecektir.

    94. Yemin olsun, Allah onların hepsini kuşatmış ve tamamını tek tek saymıştır.

    95. Ve onların hepsi kıyamet günü Allah'a tek tek gelecektir.

    96. İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, Rahman onlar için bir sevgi oluşturacaktır.

    97. Biz Kuran'ı; senin dilinle kolaylaştırdık ki, sakınanları Kuran ile müjdeleyip, inatçı bir kavmi de
    Kuran ile uyarasın.

    98. Ben onlardan önce de nice kuşaklar helâk ettim.
    Onlardan herhangi birini hissediyor musun, yahut onların bir iniltisini duyuyor musun?