67. Zarihat - Toz Atıp Savuranlar Süresi: Mekke'de 60 Ayet Olarak İndirildi!

    1.O tozutup savuranlara ve o kırıp un-ufak edenlere.

    2. O ağırlık taşıyanlara.

    3. O kolayca akıp gidenlere ve o rahatça yüzenlere,

    4. O iş ve oluşu bölüştürenlere yemin olsun ki,

    5. Hiç kuşkusuz, o size vaat olunan kesinlikle doğrudur.

    6. Ve din, şaşmaz bir olgudur.

    7. Yemin olsun o ahenkli yollar taşıyan göğe,

    8. Ki siz gerçekten tartışmalarla dolu bir söz içindesiniz.

    9. Yüzleri çevrilen onun yüzünden çevrilir.

    10. Kahrolsun o düzenbaz yalancılar,

    11. Ki onlar bir sersemlik içinde ne yaptıklarından habersizdirler.

    12. Sorarlar: "Ne zaman o din günü?"

    13. O gün onlar ateş üzerinde deneme ve elemeye tâbi tutulacaklardır.

    14. Tadın imtihan ve ıstırabınızı, ve işte budur o çarçabuk gelmesini istediğiniz!

    15. Şu da bir gerçek ki, sakınıp korunanlar bahçelerde ve pınar başlarındadır.

    16. Rablerinin kendilerine verdiğini almış kişiler olarak.
    Doğrusu, onlar bundan önce de iyilik ve güzellik sergilemekteydiler.

    17. Gecenin pek azında uyumaktaydılar.

    18. Seher vakitlerinde af dilemekteydi onlar.

    19. İhtiyaç sahibi için, yoksul için bir hak vardı mallarında onların.

    20. Yeryüzünde ayetler vardır görürcesine bilenler için.

    21. Benliklerimizin içinde de.
    Hâlâ bakıp görmeyecek misiniz?

    22. Sizin, rızkınız da göktedir, tehdit edildiğiniz yer de.

    23. Göğün ve yerin Rabbine yemin olsun ki, o tıpkı sizin konuşabildiğiniz gibi kesin bir gerçektir.

    24. Geldi mi sana İbrahim'in ikram edilen konuklarının haberi?

    25. Hani, İbrahim'in yanına girmişlerdi de "Selam!" demişlerdi. İbrahim: "Selam! Tanınmayan bir topluluk
    bu." demişti.

    26. Hemen ailesinin yanına gitti; semiz bir dana getirdi.

    27. Danayı misafirlerin önüne sürdü. "Yemez misiniz?" dedi.

    28. O arada, içine bunlardan bir kuşku düştü. "Korkma!" dedi elçiler İbrahim'e ve bilgin bir oğlan
    müjdelediler.

    29. Derken, karısı bir çığlık içinde döndü; yüzüne vurarak şöyle dedi: Ben, doğurma yaşını geçmiş bir
    kocakarıyım!"

    30. Elçiler dediler ki: "Rabbin öyle buyurmuştur. Hüküm ve hikmet sahibi Allah'tır ve en yisini bilen de yine
    Allah'tır.

    31. İbrahim elçilere sordu: "Amacınız ne, ey elçiler?"

    32. Elçiler dediler ki: "Biz, suçlulardan oluşan bir topluma gönderildik."

    33. "Üzerlerine çamurdan taş atalım diye."

    34. "Rabbin katında, sınır tanımazlar için işaretlenmiş taşlar."

    35. Orada, müminlerden kim varsa çıkardık.

    36. Artık orada, bir ev dışında, müslümanlardan ve Allah'a teslim olanlardan hiç kimse bulamıyorduk.

    37. Acıklı azaptan korkanlar için orada bir işaret bıraktık.


    39. Firavun tüm gücüyle ve tüm seçkin adamlarıyla birlikte Allah'tan yüz çevirdi ve şöyle dedi: "Bir büyücü
    yahut mecnun."
    40. Bunun üzerine, onu da ordusunu da yakalayıp denizin ortasına fırlattım.
    Kendi kendini kınayıp duruyordu.

    41. Âd kavminde de bir ibret var.
    Onlar üzerine, her şeyi yerinden söken rüzgârı göndermiştim.

    42. Üzerinden geçtiği her şeyi kül haline getirmeden bırakmıyordu.

    43. Semûd'da da bir ibret var. Onlara şöyle denmişti: "Bir vakte kadar yiyip içip eğlenin."

    44. Daha sonra onlar, Rablerinin emrine kafa tuttular da gözleri baka baka yıldırım kendilerini yakaladı.

    45. Kalkıp kaçamadılar ve kendilerine yardım eden'de olmadı.

    46. Daha önce de Nûh kavmini batırmıştık. Çünkü onlar da doğruluktan ayrılmış bir topluluktu.

    47. Göğe gelince, onu ben ellerimle kurdum.
    Hiç kuşkusuz, ben, genişleticiyim.

    48. Yeri de ben döşedim.
    Ne güzel yaratanım!

    49. Herşeyden iki çift yarattım ki düşünüp anlayabilesiniz.

    50. O halde Allah'a kaçın ve Allah'a sığının!
    Ben size Allah'tan gelmiş açıklayıcı bir uyarıcıyım.

    51. Allah'ın yanına başka bir ilah koymayın!
    Ben size Allah'tan gelmiş açıklayıcı bir uyarıcıyım.

    52. İşte böyle! Onlardan önce herhangi bir resul geldiğinde, mutlaka şöyle dediler: "Ya büyücüdür ya deli."

    53. Bunu aralarında vasiyetleştiler mi?
    Hayır, azıp sapmış bir topluluk bunlar.

    54. Artık onlardan yüz çevir ve sen bu yüzden kınanmayacaksın.

    55. Hatırlat ve öğüt ver; çünkü hatırlatıp öğüt vermek Yaratan Yüce Allah'a inanmışlara yarar sağlar.

    56. Ben, cinleri ve insanları bana ibadet etmeleri ve benim için iş yapıp değer üretmeleri dışında bir şey için
    yaratmadım.

    57. Ben onlardan rızık ve beni yedirip doyurmalarını da istemiyorum.

    58. Hiç kuşkusuz, Allah Rezzâk'tır, bol bol rızık verir.
    Allah kuvvet sahibidir, Metîn'dir, güçlü ve dayanıklıdır.

    59. Şu bir gerçek ki, zulmedenlerin, tıpkı arkadaşlarının günahları gibi günahları vardır. O halde acele
    etmesinler.

    60. O vaat edildikleri günlerinden dolayı vay kâfirlerin haline!