99. Muhammed Suresi: Medine'de 38 Ayet Olarak İndirildi!

    1. İnkâr edenlerin ve Allah yolundan alıkoyanların işlerini Allah boşa çıkarmıştır.

    2. Yaratan Yüce Allah'a inanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar ve Muhammed'e indirilen Kuran'a
    inanmış olanlara gelince, Yaratan Yüce Allah onların çirkin davranışlarını örtmüş ve gönüllerini barışa
    yöneltmiştir.

    3. Bu böyledir; çünkü küfre batanlar boş ve tutarsıza uymuşlardır.
    İman edenler ise Rablerinden gelen hakka uymuşlardır.
    İşte Allah, insanlara kendi durumlarını bu şekilde örnekleyerek anlatır.

    4. Küfre batmışlarla burun buruna geldiğinizde, boyunlar vurulur.
    Nihayet onları bastırıp sindirdiğinizde, antlaşma bağını sıkı bağlayın.
    Artık bundan sonrası ya bir bağışlama ya bir fidyedir.
    Nihayet, harp, ağırlıklarını yere bırakır.
    İşte böyle!
    Eğer Allah dileseydi, onlardan öc alırdı.
    Ama kiminizi kiminizle denemek için böyle uygun görmüştür.
    Allah yolunda öldürülenlerin amelleri asla göz ardı edilmeyecektir.

    5. Allah onları doğruya ve güzele kılavuzlayacak ve kalplerini barışa yöneltecektir.

    6. Allah onları, kendilerine tanımlamış olduğu o cennete koyacaktır.

    7. Ey iman sahipleri; Eğer siz Allah'a kulluk ederseniz, Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı yere sağlam
    bastırır.

    8. Küfre sapanlara gelince, kayıp ve yıkım onlara!
    Yapıp ettiklerini boşa çıkardı onların.

    9. Bu böyledir; çünkü onlar Allah'ın indirdiğini tiksindirici bulmuşlardır, Allah da onların tüm amellerini boşa
    çıkarmıştır.

    10. Onlar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bir bakmıyorlar mı?
    Allah onları yerle bir etmiştir.
    Şu inkâr edenlere de onlara yapılanın aynısı yapılacaktır.

    11. Bu böyledir; çünkü Allah, iman edenlerin Mevlâ'sıdır. Küfre sapanların ise Mevlâ'sı yoktur.

    12. Şu bir gerçek ki Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanları, altlarından ırmaklar akan
    cennetlere koyacaktır. Küfre sapanlarsa zevk edip eğlenmeye bakarlar; davarların yediği gibi yer ve içerler.
    Varacakları yer ateştir onların.

    13. Seni yerinden çıkaran o kentinden çok daha kuvvetlice nice kentler vardı ki, ben hepsini helâk ettim; hiçbir
    yardımcıları da olmadı.

    14. Rabbinden açık bir kanıt üzere olan, amelinin çirkinliği kendisine süslü gösterilip de boş arzularına
    uyanlara benzer mi?

    15. Sakınanlara vaat olunan cennetin durumu şöyledir: Cennette, bozulmayan sudan ırmaklar; tadı bozulmayan
    sütten nehirler, içenlere lezzet sunan şaraptan nehirler, süzme baldan oluşan nehirler vardır.
    Ve orada kendileri için her türlü meyvenin yanında, Rablerinden bir de bağışlanma vardır.
    Bu nimetler içindekiyle, sürekli ateşte olup da içirildiği sıcak su tarafından bağırsakları parçalanan kimse aynı
    olur mu?

    16. İçlerinden bir kısmı seni dinler, sonra senin yanından çıktıklarında, kendilerine ilim verilmiş olanlara
    şöyle
    sorarlar: "Az önce ne söyledi?" İşte bunlar, Allah'ın, kalplerine mühür bastığı kimselerdir, boş arzularının
    ardına düşmüşlerdir.

    17. Kılavuzlarını bulmuş olanlara gelince, Allah onların hidayetini artırmış ve korunma imkânlarını
    kendilerine
    vermiştir.

    18. Kıyametin ansızın tepelerine inmesinden başka neyi bekliyorlar?
    Kıyametin ise belirtileri zaten gelmiştir.
    Kıyamet onlara gelip çatınca, ibret almaları neye yarar?

    19. Allah'tan başka tanrı olmadığını kuşkusuzca bil!
    Hem kendi günahın için hem de mümin erkeklerle mümin kadınlar için af dile.
    Allah sizin, dönüp dolaşacağınız yeri de varıp ulaşacağınız yeri de çok iyi bilir.

    20. İman edenler derler ki: Bir sure indirilseydi olmaz mıydı?
    Fakat hükmü kesinleşmiş bir sure indirilip de içinde savaş da anılınca, kalplerinde maraz olanların, ölüm
    baygınlığına tutulmuş bir bakışla sana baktıklarını görürsün. Onlara uygun olan da odur.

    21. İtaat ve güzel bir söz!
    İş budur İş ciddileşince.
    Allah'a verdikleri söze sadık olsalardı kendileri için daha iyi olurdu.

    22. Demek iş başına gelecek olsanız ve savaştan geri kalacak olsanız, ülkede fesat çıkarıp rahimleri  
    parçalayacaksınız.

    23. İşte bunlardır, Allah'ın kendilerine lanet edip kulaklarını sağır, gözlerini de kör ettiği kimseler...

    24. Peki bunlar, Kur'an'ın anlamını inceden inceye düşünmüyorlar mı?
    Yoksa kalpleri üzerinde kilitler mi var?

    25. Hidayet kendilerine açıkça belli olduktan sonra arkalarına dönenlere şeytan fit vermiş, sonu gelmez
    arzuların ve ümitlerin ardına takmıştır onları.

    26. Bu şundandır: Bunlar, Allah'ın indirdiğinden tiksinenlere, bazı işlerde size itaat edeceğiz., demişlerdi.
    Fakat Allah onların gizlediklerini biliyor.

    27. Melekler onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alacakları zaman, bakalım nasıl olacak?!

    28. Olacak olan budur! Çünkü onlar, Allah'ı öfkelendiren şeylerin peşine düştüler. Allah'ın hoşnutluğundan
    tiksindiler; sonunda Allah bütün amellerini boşa çıkardı.

    29. Yoksa o kalplerinde maraz olanlar, Allah kendilerinin şiddetli kinlerini hiçbir zaman ortaya çıkarmayacak
    sandılar?

    30. Dileseydim onları sana mutlaka gösterirdim de sen onları yüzlerinden kesinlikle tanırdın.
    Zaten sen onları, sözlerinin tarzından da tanırsın.
    Allah tüm yaptıklarınızı çok iyi biliyor.

    31. Yemin olsun, içinizden gayret gösterip didinenlerle sabredenleri bilinceye kadar, sizi belalarla imtihan
    edecek haberlerinizi de eleyip tarayacağız.

    32. Nankörlüğe sapıp Allah yolundan alıkoyanlar ve hidayet kendilerine tam bir şekilde belli olduktan sonra
    resule kafa tutanlar, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah onların amellerini işe yaramaz hale
    getirecektir.

    33. Ey Allah'a iman edenler! Allah'a itaat edin; resule de itaat edin!
    Amellerinizi işe yaramaz hale getirmeyin.

    34. İnkâr edip Allah yolundan döndüren, sonra da küfre saplanmış olarak ölenler yok mu, Allah onları asla
    affetmeyecektir.

    35. Gevşemeyin, üstün durumda olduğunuz halde antlaşmaya davet etmeyin!
    Allah sizinledir; amellerinizi asla yitirmeyecektir.

    36. Şu iğreti dünya hayatı, sadece bir oyun ve eğlencedir.
    Eğer iman eder korunursanız, Allah, ödüllerinizi verecek ve sizden mallarınızı istemeyecektir.

    37. Eğer onları isteyip bunun için sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz.
    Böylece Allah şiddetli kinlerinizi ortaya çıkarırdı.

    38. İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağırılan insanlarsınız, fakat bir kısmınız cimrilik ediyor.
    Oysaki, cimrilik eden kendi aleyhine cimrileşmiş olur.
    Allah Ganî'dir; yoksul olan sizlersiniz.
    Eğer yüz çevirirseniz, Allah sizin yerinize başka bir toplum getirip sizi yok eder ve onlar, sizin benzerleriniz
    de olmazlar.