Engin Ardıç - Sabah Gazatesi
Dersimiz Kemal

    Adam yalancı dedik de, belki inanmayanlar oldu...
    "Koskoca parti başkanı"... Nereden koskoca oluyorsa...
    Bu koskoca adam, komployla devrilen eski genel başkanı Deniz Baykal yemin ederken utanmadan alkışlıyor.
    "Yerine geçmeyeceğim" deyip ertesi gün geçtiği halde.
    Biz de dedik ya, yalancı.
    Deniz Baykal bir zamanlar onun için "Allah kimseyi Kemal Bey'in eline düşürmesin" demişti, şimdi hatırlıyor mudur, acı acı
    gülüyor mudur?
    ***
    Ortaya bir fotoğraf çıkardılar, yaşlı bir kadın çöp tenekesini karıştırıyor... Pardon, İngilizce'sini kullanmak makbul ya,
    "konteynır"...
    İşte efendim bu hanım Tayyip Erdoğan yüzünden açmış da karnını doyurabilmek amacıyla çöpleri karıştırırmış...
    Arkada da Tayyip Erdoğan'ın afişi görülüyormuş duvarda, pardon, "poster"i tabii.
    "Bu tabloyu yaratan en önemli aktör de arkada gözüküyormuş", Kılıçdaroğlu'na sorarsanız.
    Olay Eskişehir'de geçiyor.
    Yaşlı hanımın adı Aysun Demir. Pek o kadar yaşlı da değil, hepi topu 54.
    Dört katlı evi varmış, maaşı da!
    Çöpü de kimsesiz sokak hayvanlarına yiyecek bulmak için karıştırırmış...
    "Yanımızda büyük marketler var, dönerciler var. Artıklarını atıyorlar. Ben de alıp hayvanlara veriyorum, bunu hep yaparım"
    demiş.
    Kılıçdaroğlu'nu mahkemeye verip, alacağı tazminatla da hayvan barınağı yaptıracakmış.
    Kemal Bey özür dileyecek midir?
    Dünya pişkinlik şampiyonu olduğuna göre, elbette dilemeyecektir.
    ***
    Kemal Bey geçen gün İzmir'deydi. İzmir'in nabzına göre bir şerbet vermesi gerekiyordu, o da öyle yaptı.
    Yok, karadut şerbeti dağıtmadı. İzmir'i "kalkınmanın düşünsel olarak temellerinin atıldığı yer" olarak tanımladı.
    1923 yılında toplanan İzmir İktisat Kongresi'ni kastediyordu.
    Bu kongrede "ülke nasıl büyüyecek, ülkenin her tarafına kalkınma nasıl gidecek, bunun hesapları yapılmış, düşünsel altyapısı
    oluşturulmaya başlanmış"...
    O kongrede ("kurultay" lafı henüz icat edilmemişti), ülkenin kalkınma programı "liberal ekonomi" olarak saptanmıştı Kemal
    Bey.
    Madem böyle bir düşünsel altyapı oluşturdunuz da, neden sekiz sene sonra bunun tam tersi olan "devlet kapitalizmine" ve
    "otarşi politikasına" döndünüz?
    O arada İzmir'e hangi çiviyi çaktınız?
    İzmir niçin size karşı demokratik bir ayaklanma içindeydi? Niçin önce Serbest Fırka, sonra Demokrat Parti oralarda filizlendi?
    Niçin İzmirliler Fethi Bey'e "kurtar bizi, mutemetlerden kurtar" diye haykırıyorlardı?
    Bunları biliyor musunuz Kemal Bey?
    Bilmiyorsunuz.
    Siz, "Atatürk'ün Köy Enstitüleri'ni kurarak işe başladığını" söyleyecek kadar cahil ve yalancı bir adamsınız.