İranlı balıkçıların korkusu ABD değil, Çin!

ABD yaptırımlarıyla boğuşan İran'da balıkçılar, Çinli balıkçıların son dönemde büyük gemilerle İran kıta sahanlığına girerek
avlanmaları nedeniyle zor durumda kalıyor.
ABD yaptırımları nedeniyle bir süredir ekonomik sorunlarla boğuşan İran'da balıkçılar bu yaptırımlardan çok, sahip oldukları
büyük gemilerle denizde ne varsa hepsini silip süpürdüklerini söyledikleri büyük Çinli balık firmalarından şikayet ediyor.

Çinli balıkçıların son dönemde büyük gemilerle İran kıta sahanlığına girerek avlanmaları, küçük teknelerle avlanmaya çalışan
İranlı balıkçıları zor durumda bırakıyor.

İranlı büyük gemiler Hint Okyanusu'ndan Pasifik Okyanusu'na ve oradan da Atlas Okyanusu'na geçerek avlanırken küçük
tekneler ise sadece İran karasularında avlanabiliyor. Çinli balıkçıların büyük gemilerle burada avlanmaları küçük tekneleriyle
denizden rızkını çıkarmaya çalışan İranlıları zor durumda bırakıyor.

İran'da balıkçılık sektörü, ülkenin özellikle yoksul yaşam şartlarının hakim olduğu Sistan-Beluçistan'a bağlı Çabahar kentinde en
önemli geçim kaynağını oluşturuyor. İranlı balıkçılar burada küçük kayık ve teknelerle avladıkları balıklarla geçimlerini
sağlamaya çalışıyor.

"Çinliler büyük gemilerle denizde ne varsa hepsini toplayıp götürüyor"
AA muhabirine konuşan Çabaharlı balıkçılar, hükümetin Çinli büyük balıkçı gemilerine İran karasularında avlanmalarına izin
vermesine tepkili. Sınırlı imkanlarla avlanmaya çalıştıklarını söyleyen İranlı balıkçılar, Çinli büyük balıkçı gemilerinin kendilerine
ait denizlerde tüm balıkları silip süpürdüğünü ve tek geçim kaynaklarına büyük darbe vurulduğunu belirtiyor.

Üç yıldır ekmeğini denizden çıkardığını söyleyen Ezim Cedgal (23) isimli balıkçı, her gün 03.30'da avlanmaya çıktıklarını ve
11.00'de döndüklerini belirtti.

Çinli büyük balıkçı gemilerinin işlerini çok zorlaştırdığını dile getiren Cengal, "Çin'den bizim yakınlarımıza gelen büyük balıkçı
gemileri işimizi çok zorlaştırıyor. Çinliler büyük gemilerle denizlerde, okyanuslarda ne varsa hepsini toplayıp götürüyor. Onlar
denizin, okyanusun en dibine kadar inerek ne varsa her şeyi silip süpürüyor." dedi.

"Çinlilere kimse ses çıkarmıyor"
Bölgenin balıkçılık dışında bir gelir kaynağı olmadığını ifade eden Cedgal, şunları söyledi:

"Çinliler gelmeden önce vaziyetimiz çok iyiydi. Kazandığımız parayla geçinebiliyorduk. Ancak Çinli balıkçılar geldikten sonra
durumumuz çok kötüleşti. Mesela dün 03.30'da avlanmaya çıktık ve 11.00'e kadar ancak 24 kilo balık tutabildik. Eskiden olsa
bu kadar saatte en az 80 kilo balık tutardık."

Hükümetin Çinli balıkçılara tanıdığı imtiyaza tepki gösteren Cedgal, şöyle devam etti:

"Biz Çinlilere göre çok az balık avlıyoruz, ancak deniz polisi gelip bize iznimiz olmadığını ve yaptığımızın yasal olmadığını
söylüyor. Fakat Çinlilere kimse ses çıkarmıyor. Bizim ağlarımızın ebatları, hacimleri ve özellikleri belli. Her balığı avlayamayız
ve kapasitemizden fazlasını denizden çıkaramayız. Ancak Çinlilerin devasa ağları var ve istedikleri kadar her türlü balığı avlayıp
gidebiliyorlar."

Büyük gemileri olan İranlı balıkçılar okyanuslara açılıyor
Öte yandan büyük tekne ve gemileri olan İranlı balıkçılar ise Hint Okyanusu'ndan Pasifik Okyanusu ve Atlas Okyanusu'na
açılıyor.

Bölgede sekiz senedir balıkçılık yaptığını söyleyen Sacid Bişkar (28) isimli İranlı ise Umman Denizi'nden Atlas Okyanusu ve
Pasifik Okyanusu'na kadar açılarak 60 gün boyunca denizde kaldıklarını anlattı.

Son çıktıkları 57 günlük seferde 75 ton balık avladıklarını aktaran Bişkar, "Dalgalar ve fırtına olmazsa balık avlayabiliyoruz.
Eğer iyi çalışırsak, 2 ayda 12 milyon tümen (900 dolar) kazanabiliyoruz" dedi.

Fırtına ve korsan tehlikesiyle karşı karşıya kalıyorlar
Çocuk yaşlarından itibaren balıkçılık yaptığını anlatan 30 yaşındaki Abdullah Beluç da aylarca denizlerde fırtına, korsan ve
bunlara benzer tehlikelerle karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.

Beluç, bundan 5 sene önce korsanlar tarafından 45 gün boyunca rehin tutulduklarını daha sonra ise fidye karşılığında serbest
bırakıldıklarını anlattı.

ABD yaptırımlarından etkilenmediklerini ve okyanuslara rahatlıkla açılabildiklerini kaydeden Beluç, Hint Okyanusu'ndan Pasifik
Okyanusu'na geçtiklerinde bayrakları kaldırdıklarını ve Pasifik'te hiçbir bayrağın olmadığını belirtti.

Beluç ayrıca ABD, İngiltere, Fransa, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelere ait güvenlik güçlerinin orada güvenliği sağladığını
aktardı.