Peygamberimiz ve 4 halife döneminde, Kuran-ı Kerim dışında dini bir kaynak yoktu . Mezhepler de olmadığı
için insanlar mezheplere bağlı olmadan doğrudan Kuran- ı Kerim'e bağlıydılar.
Kuran-ı Kerim'in belirttiği şekilde dini yaşar, Kuran-ı Kerim'in serbest bıraktığı konularda kendi beğeni, örf ve
alışkanlıklarına göre hareket ederlerdi.

Kimse ben Sunniyim, Hanefiyim, Şafiyim, Şiiyim, Aleviyim, Caferiyim şeklinde görüş belirtmiyordu. Onlar
sadece  “Müslümanım” diyor, rehberlerini Kuran-ı Kerim de görüp, bununlada yetiniyorlardı.

Hatta Peygamberimiz’in dönemindeki en cahil bedeviler bile Kuran-ı Kerim'in ayetlerinden anlayışlarına göre
faydalanıyor ve Müslüman oluyorlardı.

Benim arzum da aynı o günlerde olduğu gibi Hanefi, Şii, Caferi, Sunni gibi etiketler kullanmadan, Devşirme
mezheplere ve Hadislerin dinlerine bağlanmadan, ilave etikete gerek duymadan sadece Müslüman olmamız!

Asla değişmeyen, çelişkisiz, akla, mantığa uygun ve Yüce Allah’ın uymamızı istediği sadece Kuran-ı Kerim dir.




Her Şeyin Doğrusunu Yanlız Yüce ALLAH bilir !


Yazarın eski yazıları
Muhammed Peygamber Mezhepsiz ve Yanlız Kuran-ı Kerim'e Uyardı
Sedat Kadiroğulları