örnek vereyim:
    “Bir gün Hacı Bayram Veli’nin çok müridi olmasından rahatsız olan devrin yöneticileri Hacı Bayram’a gelip bu
    rahatsızlıklarını, müritlerinin çokluğunu hatırlatıp dile getirmişler. Hacı Bayram da ‘Rahatsız olmayın, benim sadece bir
    buçuk müridim var’ demiş. Gelenlere bunu ispat için içeride bir koyun kesen Hacı Bayram, kanını da dışarı akıtmış.
    Müritlerini ise dışarıda toplamış ve tüm müritlerini kesmesi gerektiğini ve sırayla gelmelerini söylemiş. Bir kadın ve bir
    erkek dışında herkes kaçmış. Erkek bir, kadın bunlara göre yarım sayıldığı için gerçek müritler işte bu bir
    buçukmuş…” Özetlediğimiz bu kıssa anlatılıp, müritlerden bu “gerçek müritler” gibi olup, şeyhleri öldürecek olsa bile
    kendilerini teslim etmeleri gerektiği öğretilir. Aklı bir kenara bırakan, şeyhi haram olan bir şeyi istese bile “vardır bir
    hikmeti” deyip boyun eğmesi gereken kişiler olarak yetiştirilen müritler, artık şeyhleri nasıl Müslüman olmalarını isterse
    öyle Müslüman olabilmektedirler. Bu tip durumlar sonucunda şeyhler “Rab edinilerek”, Hıristiyanlık ve Musevilik’teki
    sapmaların bir benzeri daha İslam’a inandığını söyleyen kişiler tarafından gerçekleştirilmektedir:

    Allah’ın yanında hahamlarını ve ruhbanlarını da Rabler edindiler.
    9- Tevbe Suresi 31.Ayet

    Kuran yerine şeyhe tabi olanlar, Kuran’ı ancak ölülerin arkasından üstelik bilmedikleri bir dilde okuyanlar, Kuran’ın
    manası yerine melodisine önem vererek sevap umanlar, ne yazık ki bu ayetlerdeki uyarıyı anlamamakta, Kuran’ı
    rehber kitap olarak değil, ölülerin arkasından okunan bir okuma kitabı olarak görmektedirler.


    Her Şeyin Doğrusunu Yanlız Yüce ALLAH bilir !


    Yazarın eski yazıları
Tarikarlardaki Masallar
Sedat Kadiroğulları